ASABİYİM BEN

Yaşınız kaç bilmiyorum. Bu yaşınıza kadar size kötülük yapanlar vardır illaki. Hayatınız boyunca size bir şekilde kötülüğü dokunan insanlardan intikam almak isteseniz, bu insanlardan nasıl bir intikam alırdınız? Nasıl bir plan yapar ve o insanlara neyi reva görürsünüz?

İntikam fırsatınız olsa, hakaret edeceğiniz gruptaki insanları döver miydiniz, söver miydiniz yoksa yüzlerine mi tükürürdünüz. Öldürmek istediklerinizi keserek mi, boğarak mı yoksa kurşuna dizerek mi öldürmeyi tercih ederdiniz.


Hafta sonu izlemiş olduğum bir filimden yola çıkarak bu soruları soruyorum.

Bir uçak dolusu insan. Kimler yok ki. Klasik müzik eleştirmeni, manken, öğretmen, hostes, psikiyatr, müdür, şef, yani bir uçak dolusu intikam almak istediğiniz insan. İntikam almak isteyen Gabriel Pasternak.

Uçaktaki her insan öyle ya da böyle, bir şekilde zarar vermiş. Gabriel Pasternak’da bu insanları not etmiş ve güzel bir plan ile intikam almak istediği insanları çeşitli sebepler ile promosyon, konferansa davet, piyangodan uçak bileti ve reklam derken, bir şekilde hepsini aynı uçağa bindirmeyi başarmıştır.


Kabin şefidir, Pasternak. Kokpite girer ve tam gazla uçağı havalandırır. Bir uçak dolusu insan artık O’nundur ve uçaktakilerin yapabilecekleri hiçbir şeyde yoktur. Uçağı, anne-babası olarak düşündüğüm iki yaşlı insanın tepesine düşürür.


İnsan sinirlendiğinde, nefret ettiğinde veya hırslandığında neler yapabileceğini anlatan güzel bir film.


Zaman zaman hepimiz bilinçli, kasten ve isteyerek bir insana zarar vermeyi düşünmüşüzdür. Mesela eşini döven bir öküze, toplu taşımayı pervasızca kullanan soytarıya, hayvanlara zarar veren sevgisize, arabasındaki pisliği/çöpü yola atan mala veya önünüzde yürüyen birinin yere tükürmesine kızdığımız ve zarar vermeyi düşündüğümüz olmuştur.

İntikam almada siz ne kadar ileri gidesiniz?

Yönetmenliğini Damián Szifron’un yaptığı, altı kısa filmden oluşan “Asabiyim Ben” filmi tek kelime ile muhteşem. Şiddetle izlemenizi tavsiye edebilirim.

Gündelik hayatımızda hepimizin başına gelebilecek, istisnasız hepimizin ‘ceviz kabuğunu doldurmayacak bir mesele’ dediğimiz olaylar var ya, aslında her kısa hikaye tamda bunu anlatmakta.

Sinirimize ve hırslarımıza dur demediğimiz zamanda, başımıza nelerin gelebileceğini anlatan komik ve trajikomik hikayeler.

Simon. Koca koca yapıları dinamitle, kontrollü bir şekilde patlatan bir mühendis. Çocuğunun doğum gününe pasta almak için pastaneye uğrar ve çıktığında aracı bıraktığı yerde değildir. Park edilmez uyarı levhası da yoktur. Elinizde bir pasta yetişmeniz gereken en kıymetlinizin doğum günü.

Doğum gününe mi yetişirsiniz yoksa arabayı alarak doğum gününe gecikmeli mi gitmeyi düşünürdünüz.


Simon, aracı almak için otoparka gider, bir yanlışlık yapıldığını ve aracını almak istediğini söyler. Görevlinin lakayt davranışı ile iyice sinirlenen Mühendis Simon, kamu malına zarardan, polis merkezine götürülür. Olay basına da yansımıştır. Belediye Simon’un çalıştığı şirketin en iyi müşterisidir ve Simon bu sürecin sonunda işsiz kalır. İşsiz olduğu için ailesi ile de bir takım sorunlar baş göstermeye başlar ve boşanma evresine gelirler. Simon cebindeki belki de son parası ile köşe başındaki restoranda güzel bir yemek yer. Aracı ise biraz ileride belediye tarafından çekilmektedir. Mühendis Simon, aracına patlayıcı koymuştur. Hesaplamaları o kadar harika yapar ki, kimsenin burnu bile kanamadan belediyenin otoparkını havaya uçurur. Savcı, Simon’u suçlu bulur ve hapse gönderir. Haksızlığa uğrayan insanlardan sürekli mektuplar gelir. Hey Simon! burayıda patlat kurtar bizi. Burada şu, şurada bu haksızlık yapılıyor, patlatır mısın… Simon artık bir halk kahramanı olmuştur. Kızının doğum gününe yetişememiş ve eşi ile boşanmanın eşiğinde olan Simon, doğum gününü hapishanede kutlar. Bir farkla. Eşi ve kızının kendisine aldığı doğum günü pastasıyla, ailesi ile beraber.


Düğün. Gelin, damat, eş, dost ve akrabaların bir arada olduğu, eğlenen bir topluluk düşünelim. Bu grubun içinde en mutlusu şüphesiz ki gelin ve damattır. Peki düğün gecenizde, evlendiğiniz insanın salonda bulunan birisi ile çok yakın bir zamanda ilişki yaşadığını öğrendiniz, ne yapardınız?

Gabriel Pasternak’ın uçağına bir bilet mi, yoksa patlayıcı uzmanı mühendis Simon’un otoparka çekilen aracının içine mi bağlardınız?

Filmde aldatılan gelinin, damada neler yaptığını izleyerek, intikam duygusunun insana neler yaptıra bileceğini düşünmeniz dileğiyle…



261 görüntüleme

Ücretsiz E-mail Aboneliği

  • Instagram
  • Facebook Sosyal Simge
  • Heyecan Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge

Muratpaşa - Antalya

0 (530) 511 0899
info.dioruzki@gmail.com

© 2023 Creative By Diyoruzki Ailesi