BİR MESLEK OLARAK TROLLÜK

Vikipedi’ye göre trol, internette insanların keyfini kaçırmak ya da münakaşa başlatmak için tohum ekmeye çalışan kişiye denir. İskandinav mitolojisinde trol, korkunç görünen bir mistik, insanımsı devasa yaratığa denir.

Balıkçılıkta ise trol, denizin dibini tarayarak balıkların yumurtasının ve yavrusunun canına okuyan, altı sık ve iri kurşunlu bir çeşit dip ağına denir.

Nereden bakarsanız bakın trolün hiç bir kelime anlamı iyiye işaret etmiyor. Hepsinde bir “kötülük ve hinlik” var.

Türkiye’deki trollük müessesesi ise çok daha “vahim ve iğrenç” bir tanımlamayı hak ediyor. Kaldı ki Türkiye’de trollük bir meslek olarak icra ediliyor ve bir çok insan trolleştiği ölçüde para kazanıyor. Bu köpekbalığı rekabeti bir kısır döngüye dönüşüyor ve halkaya yeni katılan trol, kendisinden önceki trolün bıraktığı iğrençlik skalasının bir tık üzerine çıkmayı kendisine görev telakki ediyor.

Genellikle güç/güçlünün etrafında yuvalanan trollerin en temel özelliği gerçeği eğip bükmek ve halk tarafından görülmesini engellemektir.


Dış politika ile ilgili “Emperyalist Amerika, Yaşasın Rusya” diyen bir trol ertesi gün iktidarın makas değişikliğinde kendi karşısına geçip kendine itiraz edebilir, “hayır Kahrolsun Rusya, Yaşasın Amerika” diyerek kendisiyle kavga edebilir.

Türkiye’de trol olmanın en temel şartı “ahmak” olmaktır. Bilgi yoksunu, cahil, düşünce özürlü olmak trollük için aranan en temel özelliklerdendir.

Troller, bir kepçe operatörü gibi bulundukları ülkenin entelektüel seviyesini kazarak düşürür ve bundan keyif alırlar.


Trollük ve güç ilişkisi de tam bu zemine oturur.

Güçlüler, gücünü korumak için genel olarak “düşünen ve sorgulayan” insan istemezler. Koltuktan ya da makamdan güç alanlar için aklıllı, bilgili, eğitimli insan sayısı ne kadar çoksa o kadar kötü, ne kadar azsa o kadar iyidir.

Gazetecilerin neredeyse tamamının trole dönüştüğü Türkiye’de seviyenin bu kadar düşmesi gücünü korumak isteyenler için temel bir gereksinimdir.

Güçlüler, kendisine net ve cesur sorular soran gazeteci istemez. Ne yaparsa yapsın her halükarda kendisini çılgınca savunan, cahil, seviyesiz ve eğitimsiz gazeteci ister.

Türkiye’de gazeteci görünümlü trollerin diğer özellikleri ise kendi kirli geçmişlerinden hiç utanmamaları, sanki geçmişte yapılanların hiç birisini kendisi yapmamış gibi hareket etmeleridir. Hiç bir zaman aynaya bakmaz ve kendilerinde defolarla yüzleşmek istemezler.

Trollerin dönüş hızı, renk değiştirme ustası olan spicara smaris balığının renk değiştirme hızından ortalama 2,5 kat, Atherina balığından ise 8 kat daha fazladır.

Türkiye’de troller bir hiyerarşiye göre görev ifa eder. Her 20 kişiden sorumlu bir trol vardır ve bu trole “ustatrol” denir. Her 5 ustatrolden sorumlu kişiye “baştrol”, trollerin tamamından sorumlu kişiye eğer kadınsa “troliçe” erkekse “trolika” denir.

Trollerin en alt grubunda ise “troler”ler vardır. TrolErler, günlük 150 yumurta (fake) hesap açmakla görevlidirler. Açılan bu hesaplar, gündeme göre anahtar olarak belirlenen kelimelerle paylaşım yapan herkese küfür ve hakaret etmek için kullanılır. Örneğin Ahmet xxxxx hedef ise Ahmet xxxxxx ’nun hesabı başta olmak üzere ..XXX... ile ilgili pozitif paylaşımda bulunan tüm hesapların altına mantar gibi biter ve eleştiri yorumu bırakırlar.

Atın kuyruğuna konmuş sinek gibi rahatsız edicidirler, iğrenç, ahlaksız ve seviyesizdirler.

Linç etmek ya da linç ettirmek, trollüğün adabı muaşeretindendir.

Yetişkin bir trol, günde ortalama 120 küfür eder. 600’e yakın insanı rahatsız eder, 1000-1200 arası algı yorumu yapar, 200’e yakın seviyesiz tartışma başlatır ve 30-40 kişiyi hedef gösterir.

Troller asla kitap okumaz, kitap okuyan insandan nefret ederler.

Zombi gibidirler.

Entelektüel bir insan gördü mü onu itibarsızlaştırıp yok edene kadar rahat etmezler.

Erişkin bir trolün ömrü güçlünün ömrü ile aynıdır. Güçlü, gücünü kaybettiği gün trolün ömrü biter.

Türkiye’deki trollerin hiç birisi tek başına uzayda yer kaplayacak bir cüsseye, kiloya ve kalibreye sahip değildir.

Sırtını güce dayayarak var olan her 5 tek hücreli trolden 4’ü, gücün yitirilmesiyle sudan çıkmış balığa döner ve normal hayata adapte olabilmek için antidepresana başlar.

Söyledikleri her şeyin karşılığında bir ücret aldıklarından, söyledikleri hiçbir şeyin ayarı, doğruluğu, güvenirliği yoktur.

Kendileri ahlak yoksunu olup iradelerini güce teslim ettiklerinden herkesin öyle olmasını isterler. Güce biat etmeyenleri açık hedef haline getirir ve gün aşırı saldırıya geçerler.

Sonuç olarak troller, ahlaksız ve onursuzdurlar!

Trollerden ne bu ülkeye ne bu coğrafyaya ne de bu kadim medeniyete bir hayır gelir.

Troller sadece güce değer verir, sadece güçlüye hizmet eder vesselam...

ANONİM


15 görüntüleme

Ücretsiz E-mail Aboneliği

  • Instagram
  • Facebook Sosyal Simge
  • Heyecan Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge

Muratpaşa - Antalya

0 (530) 511 0899
info.dioruzki@gmail.com

© 2023 Creative By Diyoruzki Ailesi