BİZİMKİSİ BİR EMEKLİLİK HİKAYESİ

Hepimiz emeklilik hayali kurarız.

Bir sabah duş almışsın ve nedense saçını kurulama ihtiyacı duymuyorsun. Saçların gibi ömrünün de az kaldığını biliyorsun. Çocuklarını baş göz etmişsin. Çocuklar işinde gücünde kendi hayatlarını sürdürüyorlar. Ne sen onlara yük, nede onlar sana. İyi gününde kötü gününde daima yanında eşin, sardın mı umut, yaslandın mı çınar olan hayat arkadaşın. İkinci baharı yaşıyorsun. Gramofonda Özdemir Erdoğan'ın sesi …


“İkinci bahar yaşıyor ömrüm Şiirler, şarkılar söyleyerek Mehtabı birlikte seyrederek Benimle bir rüya kuruver şimdi.”


Sahil kasabasında veya yaylada, ama mutlaka müstakil bir evdesin. Etrafı çevrili, önünde çok da kocaman olmayan bir bahçe. Emekli maaşın her ayın yirmi üçünde hesabında. Çok değil, ama az da olmayacak. Geçimini sağlamak için ikinci bir iş de çalışmayacak kadar işte. Ne kadarsa işte, o kadar.

Etrafı çevrili olan müstakil evinin bahçesine nar, şeftali ve kayısı ağaçları dikmişsin. Onlara çocukların gibi bakıyorsun, koruyorsun. Böceklenmesin diye ağaçlarını kireç ile beyaza boyuyorsun. Rengarenk saksılarda çilekler yetiştiriyor, Sabahın ilk ışıkları ile uyanarak yetiştirdiğin çileklere koşuyorsun, olgunlaşan ilk çileği tatmak için.


Akşam oluyor, bahçendeki tahta masanın üzerine çektiğin 80 Watt'lık ampulün fişini takıyorsun. Semaverde demlediğin tavşan kanı, çayını yudumluyorsun. Duyduğun tek ses, cır cır böceğinin sesi. Huzurla dinliyorsun

Hayal kurmak güzeldir güzel olmasına da, neden hemen hepimiz emeklilik hayalleri kurarız. Geleceğe dair korkularımız olduğu için mi? Hayal kurarak mı korkularımızın üstesinden geleceğimizi düşünüyoruz.


Ülkemizde uzun zamandır Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) gündemde. Bu gidiş ile de gündemdeki yerlerini korumaya devam edecekler. Kimilerine göre haklı-haksız, kimilerine göre çift dikiş maaş almak isteyen bir güruh, kimilerine göre de yeni türeyen bir grup. Peki nedir ve kimdir bu Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT)


Dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir kişinin emekli olma durumu, hangi şartlarda emekli olacağı kanunlar ile belirlenir. 2008 tarihinden önce Emekli Sandığı, Bağkur ve SSK olmak üzere üç ayrı kurum ve doğal olarak da üç ayrı kanun yürürlükteydi. 2008 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu olarak birleştirilmesi ile insanların emeklilik prim gün sayısı artırıldı. Bununla da kalınmadı 1999 ve sonrasında emekli olacak erkekler için 60, kadınlar içinde 58 yaş sınırı getirildi. Bir gecede prim gün sayısı artırıldı, başka bir gecede de emekliliğe yaş sınırı getirildi.


Son hali ile emekli olabilmek için sigortalılık süresi, prim gün sayısı ve yaş olmak üzere üç şarta bağlandı. Bir gecede, karanlık bir gecede, en uzun gecelerin birinde insanların hayalleri yıkıldı. Hayal kurmak bile bu insanlar için hayal oldu.


Hükümet, sosyal güvenlik sisteminin bu yükü taşıyamayacağını savunmakla beraber, EYT’nin haksız olduğunu söylemiyor. Mevcut SGK’nın bunu kaldıramayacağını söylüyor. Söylüyor söylemesine de bir taraftan da sistemin çökmesi için, neredeyse af üzerine af, yapılandırma üzerine yapılandırma çıkarıyor. Artık işverenlerde nede olsa af veya yapılandırma çıkar diyerek mevcut işveren primlerini ödemiyor.

Hükümet yetkilileri, zaman zamanda Türkiye’deki emeklilik yaşının birçok Avrupa ülkesinden daha erken olduğunu savunuyorlar. Hal böyle bile olsa, Avrupa’daki çalışma sistemi ile bizim çalışma (özel sektör) sistemimiz arasında dağlar kadar farklar bulunmakta. Tabiri caiz ise, bizim özel sektörde insanın posasını çıkarıyorlar.


Çalışma şartları, sosyal haklar, çalışma saatleri ve alınan ücret ile kıyaslanmıyoruz da, ne hikmetse emekli olma yaşı ile kıyaslanıyoruz. Ülkemize gelen turistlere şöyle bir gözlemler isek, seksenlikleri bizim altmışlıklardan daha dinç görünüyor ve bizim 5 yıldızlı otellerimizde rahatlıkla kalabiliyorlar.


Ya biz? Bırakalım bir Avrupa ülkesindeki bir otelde kalmayı kendi ülkemizde bir otelde tatil yapabiliyor muyuz?


Hadi tamam diyelim, 60 yaşında emekli olalım. 45-50’li yaşlarda hangi özel sektör iş verir. İster EYT’li olun ister olmayın. İşveren olduğunuzu bir düşünün. İş arayan iki kişi gelse yaşları 45 ve 25 olsun, hangisini işe alırsınız? Çalışmak için yaşlı, emeklilik için genç


EYT mağdurları çift dikiş maaş almak istemiyor. Erken emekli olmak da istemiyorlar. Hak ettikleri emekliliklerini istiyor, İş garantisi istiyor, insanca bir yaşam istiyor, ellerinden alınan haklarını geri istiyorlar ve en önemlisi de geleceğe dair hayal kurmak istiyor.

“İnsanların ellerinden hayalini de alırsanız başka ne zevkleri kalır.” diyor Foostenelle

Hayallerimizi almayın… “Çünkü önce hayaller ölür, sonra insan.” Öldürmeyin bizi, öldürmeyin bizi…



347 görüntüleme

Ücretsiz E-mail Aboneliği

  • Instagram
  • Facebook Sosyal Simge
  • Heyecan Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge

Muratpaşa - Antalya

0 (530) 511 0899
info.dioruzki@gmail.com

© 2023 Creative By Diyoruzki Ailesi