HAYATA SESLENİŞ; Cır Cır Cır

En son güncellendiği tarih: 27 Eyl 2019



Ağustos böceğini bilir misiniz? Hani şu bütün yaz boyunca kafamızın içinde sesi yankılanan cır cır diye öten böcek.

Masalını bilir misiniz? Hani şu ünlü Fransız yazar La Fontaine’den okuduğumuz; bütün yaz boyunca yatan, tembel, hımbıl, elinde kemanı – gitarı sazı sözü olan böcük.





Ağustos böceği uzun yaz gün ve gecelerinde saz çalar şarkı söylermiş. Kış için hazırlık yapmaz yapmadığı gibi de çalışkan karınca ile dalga geçip durmuş.

Zaman geçmiş devran dönmüş. Havalar soğumaya başlamış. Çalışkan karınca birikimlerinin karşılığını alırken, bizim tembel Ağustos böceği de aç ve susuz “birikim” yapmamanın pişmanlığını yaşıyormuş. Derken havalar daha da soğumuş Ağustos böceği karıncanın kapısına dayanmış.

- Karınca kardeş bana kapını açsan biraz karnımı doyursam demiş, utangaç bir eda ile Karınca:

- Bütün yaz tembel tembel saz çalıp şarkı söyledin, çalışmadın. Kusura bakma arkadaş, sana yardım edemem demiş ve kapıyı yüzüne kapatmış.


Malum hepimizin bildiği hikaye. Ama bu hikaye Karınca kardeş üzerine yazılmış. Ağustos böceğini biraz tanısak, onu yaftalamadan malum hikayeyi biraz daha Ağustos böceği üzerinde düşünsek/düşünebilsek.

Şahsen ben Ağustos böceğinin sesinden hiçbir zaman rahatsız olmam, olamam. Öyle ki bana şiir gibi gelir desem ne derdiniz?

İnanıyorum ki Ağustos Böceğini tanıdığınızda size de şiir gibi gelecek bu ses.

Hadi tanıyalım, ağustos böceğine misafir olalım.

Ağustos böceğinin ortalama 20 yıla yakın ömürleri vardır. Bu 20 yıllık ömrün neredeyse tamamına yakınını toprak altında geçirirler. Temmuz sonu yeryüzüne merhaba der , maksimum 3 hafta yaşayacakları bir zaman vardır. Siz olsanız, sadece 3 hafta ömrünüz kalsa, 21 gün, 504 saat ne yapardınız hiç düşündünüz mü?


Hikayede geçen , hepimizin Ağustos böceğini eleştirdiği kışa hazırlık , seneye hazırlık vs. gibi bir çalışma içerisine girer misiniz.



Siz yine de son 21 gününüz kalsa bu hayatta neler yapardınız? Sorusunu düşüne durun.

Biraz daha Ağustos Böceğinin kapısını aralayalım ne dersiniz.

Birçoğumuz için dayanılmaz o sesler ( cır cır ) ile aslında Ağustos Böceği hayatının aşkını. Evet evet tam anlamıyla hayatının aşkını arıyor. Onun dikkatini çekmek çekebilmek için avazı çıktığı kadar bağırıyor. Hangimiz yapmadık veya yapmayız ki. Hayatımızın aşkı için avazımızın çıktığı kadar bağırmak. (Unutmayalım lütfen hayatımızın son 21 günü )

Evet bu sayılı günlerde hayatının aşkını bulacak ve çiftleşecek. Kendi neslinin devamı için.

Hani deriz ya şu 3 günlük dünyada bizi hatırlayan, hatırlatan dikili bir ağacımız olsun. İnsan için bu yazılı bir eser, dikili bir ağaç ve belki de salih bir evlat. Bence Ağustos böceği içinde durum bundan farklı değil.

Hadi şimdi Ağustos Böceğinin sesini bir daha dinleyelim. 20 Yıllık bir esaretten ( Toprak altında yaşaması ) ve 21 gün kalan bir hayat.

Bu arada hikayede geçen karınca kardeşin, kapısına gelene kapısını kapatması ve onu ölüme terk etmesi da başlı başına bir deneme konusu, belki başka bir zamana


Sesi tekrar dinleyelim; cır cır, cır cır



174 görüntüleme

Ücretsiz E-mail Aboneliği

  • Instagram
  • Facebook Sosyal Simge
  • Heyecan Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge

Muratpaşa - Antalya

0 (530) 511 0899
info.dioruzki@gmail.com

© 2023 Creative By Diyoruzki Ailesi