İYİ KÖTÜ VE ÇİRKİN ÜZERİNE

En son güncellendiği tarih: 27 Eyl 2019

İyi, kötü ve çirkin desem bir çoğumuzun aklına 1966 yapımı İtalyan yönetmen Sergio Leone’nin meşhur western filmi ve müziği gelir sanırım. Efsane bir başyapıt.

Filmde Clint Eastwood Sarışın lakabıyla İyiyi, Tuco (çirkin) ise bir kanun kaçağını canlandırır. Ortak hareket ederler...


İyi olan sarışın, kanun kaçağı çirkini (Tuco) , kanuna teslim eder.

Parasını alır, teslim ettiği kötüyü kurtarır. Tekrar ve tekrar teslim eder ve kurtarır. Derken işler ters gider ve ortaklıkları bozulur. Düşman olurlar.

Melekgöz lakaplı Kötü ise, (Amerikan iç savaşında) yüksek miktarda altın ele geçiren ve ölmek üzere olan askerin izini sürmektedir. Birbirine düşman olan Tuco (çirkin) çölde sarışın lakaplı İyiyi öldürecekken, ölmek üzere olan (altınları gömen) asker ile yolları kesişir. Yaralı askerden, sakladığı altınların yerini öğrenmeye çalışırken Tuco (çirkin) mezarlığın adını, Sarışında (iyi) mezarın adını öğrenmiştir. Mecburiyetten işbirliğine tekrar dönen ikili (İyi ve çirkin) altını ararken, mezarlıkta Kötü (melekgöz) ile karşılaşırlar ve böylece üç silahşorun yolu kesişir. İyi kötü ve çirkin…



Gerçekte siz kendinizi nasıl tanımlarsınız? Diyelim ki tanımladınız. İyiyim.. yok yok kötüyüm..çirkinim diyen çıkar mı bilmiyorum ama iyi, kötü ve çirkin olarak tanımlasanız bile, içinde bulunduğunuz ruh hali, zaman, mekan ve bakış açısına göre değişiklik göstermez mi ? Göstermeyecek mi ? Kime ve neye göre İyi, Kötü veya Çirkin.

Filme döner isek, İyi karakterimiz aslında bir kanun kaçağını adalete teslim ederek iyi bir şey yapıyor, kanun kaçağını adaletin elinden kaçırarak ve hak etmediği parayı alarak, aslında kötü bir şey yapmıyor mu ? Birini kurtarmak, yardım etmek, doğruyu söylemek her zaman iyi midir. Örümcek adam serisinin ilk filminde kahramanımız Örümcek Adam para kazanmak için kafes düğüşü yapıyor, kazanıyor ve hak ettiği paranın çok az miktarını veriyorlar. Oradan ayrılırken, silahlı bir soygun gerçekleşir ve Örümcek adam soygunu önlemeye gücü ve kudreti yetmekte iken müdahale bulunmaz, silahlı soyguncu oradan uzaklaşırken arkasından bakar. Hiç bir şey yapmadan ve umarsızca... 5 dakika sonra Aynı soyguncu dışarıda Örümcek Adam - Peter Parker'in amcası Ben'i öldürür.

İyiyi, kötüyü, çirkini… tanımlarken niyete mi bakmalıyız, sonuca mı? Görünene mi görünenin ötesine mi? Mesela yağmuru ele alalım. Yağmurun yağması arabasını yıkatmış bir iş adamı, evinin penceresini henüz yeni temizlemiş/silmiş bir ev kadını veya çömleklerini kurutmaya çıkarmış çömlekçi Kemal abi için kötü iken, tohumunu eken çiftçi Hasan dayı için iyi olabiliyor.

Öğrencilik yıllarımda güzel bir geleneğimiz vardı. İlk bursumuz ile, arkadaşlarımızla dışarıda yemek yer, muhabbet ederdik. Cam kenarına oturmayı tercih etmesek de o akşam oturmuş bulunduk. Yemeğin sonuna doğru dışarıdan bir genç içeriye, masaya mahzun ve mazlum bir şekilde bakıyordu. Belli ki bunu ilk defa yapmıyordu. Belki de karnı gerçekten aç ve doyurmaya da imkanı yoktu. Arkadaşlardan biri içeri çağırdı, ikramda bulunmak için. Bir diğer arkadaşım, kovdu çocuğu. Dilenmeyi alışkanlık haline getirmemesi ve belkide hayatta tek ve yalnız olduğunu hatırlatmak için...

Bu durumda iyilik yaptığını düşünerek masaya çağıran mı, yoksa gencin masaya oturmasına dahi izin vermeyen ve müdahale eden mi iyilik yapmış oldu. Görünenin aksine İyi , kötü/kötülüğe dönüşebilir mi. “Kötülük dediğimiz şey, aşırıya kaçmış iyiliklerdir.” diyordu ismini anımsamadığım bir yazar. Yin ve Yang… İyilik her zaman içinde kötülük, kötülük her zaman içinde iyiliği barındırır felsefesi. Aslında daha çok zıtlığın felsefesi…

İyi ve kötü insanın var olması ile otomatik olarak ortaya çıkmıştır. Çünkü iyi veya kötü olmak bir iradenin sonucu olsa gerek.. Söyleyebilir miyiz, aklını yitirmiş birinin kötü olduğunu. Çok kötü bir şey yapsa dahi kötü olduğunu söyleyebilir miyiz? Zaman zaman görmek ve duymak bile istemediğimiz; ”Cinnet geçiren anne çocuklarını öldürdü.” haberinde kaçımız anneyi kötü diye yaftalaya biliyoruz.

Sessiz veya en az kelimeler ile haberi geçiştirmiyor muyuz?

Peki Çirkin, iyi olabilir mi? Çirkin, acaba içerisinde iyi potansiyeli bulunan, kötüye kaçmamış olabilir mi. Veya Çirkinleri kötülerden mi saymamız gerekiyor. Çirkin çirkinliğini kabullenmiş ise aslında ondan kralı yoktur. Birde güzeli ele alalım. Güzelin koruması lazım güzelliğini. Mücadele etmesi lazım, yaşlanmaması lazım (en azından geciktirmesi), makyaj yapması, spor yapması lazım. Ne bileyim, daha neler neler …

Oscar Wilde, Dorıon Gray’ın Portresi adlı eserinde “Bu dünyada en şanslı olanlar çirkinler ve aptallardır.” demekte.

Çirkin ve aptal da değilseniz …



45 görüntüleme

Ücretsiz E-mail Aboneliği

  • Instagram
  • Facebook Sosyal Simge
  • Heyecan Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge

Muratpaşa - Antalya

0 (530) 511 0899
info.dioruzki@gmail.com

© 2023 Creative By Diyoruzki Ailesi