KANGURU: SİZİ ANLAMIYORUM

Her şey o gün başladı. Dünya üzerindeki insanlar, o gün her zamanki dan-dik haberler için değil, belki de kendi sonlarını nasıl olacağı ile ilgili haber izliyorlardı. Dünya çekirdeğinin eridiğini ve bu erime sonucunda çekirdekte yer alan demir ve nikel karışımı Medre elementinin, yeraltındaki diğer katmanları oluşturan maddelerle birleşerek dünya yüzeyine doğru hızla çıktığı haberini izliyorlardı. Bu olay sonucunda yaşanabilir kaynakların zaman içinde azalacağı ve yerleşim yerlerinin ortalama yükseltinin 500 metre üzeri yerlerinde yaşamın elverişli olacağı teorileri konuşuluyordu.


Yükseltisi 500 metrenin altında olan İtalya, Nijer, Filistin, Ukrayna, Birleşik Krallık, Kuveyt ve Hollanda… gibi ülkeler bu doğa olayı sonucunda yok olup gidecekti.

Ülkelerle beraber yeraltı zenginlikleri ve zenginlikler karşılığında sömürü düzenleri de bitecekti. Uranyum, altın, kömür, petrol, elmas ve doğalgaz… Dünya, sanki insana ve insanlığa vermiş olduğu kaynaklarını geri alıyordu. Belki de en doğrusu buydu. Çünkü insanlık bu kaynakları insan gibi kullanamamıştı.




Yeni bir dünya yaşamı ortaya çıkacaktı. Belki de bu olay İnsan merkezli bir dünya kurma yolunda insanlığın vermiş olacağı en büyük sınavdı. Tüm dünya etkilendiği için devletler yok olacak, insan ırkının yüzde kırkı yok olacağı ve yeryüzündeki yaşam alanının bir takım insanlar arasında paylaştırılacağı artık yüksek sesle konuşulmaya başlanmıştı.

İnsanoğlu ve insanlık çok kritik bir dönemden geçiyordu. Her nasılsa ülkeler önce yaşadığı verimli topraklarından, silahlarından ve medeniyetlerinden bahsetmiyor, sanki devletlerin yok olacağını kabullenmiş gibiydiler.


Bu süreçte herkesin merak ettiği SORU, 500 metre üzeri alanlarda kimler yaşayacak.

Bir seçim yapmak gerekiyor. Bu seçimi yapacak siz olsanız. Bu görev size tevdi edilse nasıl bir seçim yapardınız. Kimi neye göre seçerdiniz. Kimleri yaşatırdınız, diğer bir ifadeyle kimleri öldürürdünüz. Tercihinizi neye göre yapardınız.


Sadece kendi inancınızı paylaşan insanları mı, yoksa İnsanların elinde yeterince değiştirilerek tarih boyunca dinlerden dolayı çok kan döküldü diyerek inançsızları mı seçerdiniz. İnsanlığın devamı için sosyal Darvinciler gibi, en güçlünün hayatta kalma olasılığına göre mi seçerdiniz.

Muhtelif konularda uzmanlaşmış Mühendis, doktor, teknisyenleri mi seçerdiniz. Biyolog, jeofizikçi, arkeolog, antropolog, kimyager hangisini seçerdiniz. Uyum içinde yaşayacak pek bir özelliği bulunmayan sıradan insanları mı, hangisini seçerdiniz. Alman Nazi partisinin führer’i gibi gen havuzunun saflığını bozmamak için güçlü kişileri mi, sadece kadınları veya sadece erkekleri mi seçerdiniz. Yoksa evli çiftleri mi yoksa Zenginleri mi? ilk kurtarılacaklar arasında yaşlılar ve çocuklar olur, batan bir gemiden veya yanan birçok katlı binada. Sizin seçiminiz yaşlılar ve çocuklar olur mu? Yapacağınız seçimde kimleri seçerdiniz.

İşe yarayanlar ve yaramayanlar diye mi olur seçiminiz. Bir tarafta doktor, hukukçu var, diğer tarafta asgari ücret ile çalışan veya işsiz bir genç. Hangisi?

Siz kendinizi seçer miydiniz. Sevdiğiniz tanıdığınız akraba ve arkadaşlarınıza torpil geçer miydiniz?


Kimi ya da kimleri seçerseniz seçin zor bir seçim olacağı aşikâr. Sizin seçiminiz neye göre olurdu.


Avustralya yanıyor. Eylül ayında başlayan yangınlar aylardır söndürülemiyor. 8 Milyon hektar arazi ve 1 Milyondan fazla hayvan da yok oldu, oluyor. İnsan olarak değil de, bu aralar insani bir konu gündeme geldi. Avusturalya hükümeti binlerce deveyi su kaynaklarını tükettiği için öldürme kararı aldı. Evet seçme hakkı Avusturalya’da oldu ve öldürme tercihini, su kaynaklarını daha çabuk tükettiği için develer için kullandı. Sırada yavaş hareket ettiği için Koala veya zıplayarak ilerledikleri için Kangurular olabilir mi?

O zaman tüm dünyaya KANGURU demek istiyorum.

** Kanguru: Avusturalya kıtasının yerli halkı olan Aborjin dilinde “Sizi Anlamıyorum” demek.

24 görüntüleme

Ücretsiz E-mail Aboneliği

  • Instagram
  • Facebook Sosyal Simge
  • Heyecan Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge

Muratpaşa - Antalya

0 (530) 511 0899
info.dioruzki@gmail.com

© 2023 Creative By Diyoruzki Ailesi