OKUL FOBİSİ İÇİN NE YAPILMALI?

En son güncellendiği tarih: 27 Eyl 2019

2019 Eğitim ve Öğretim yılının başlaması ile birlikte özellikle okula yeni başlayan çocuklarımızın ve onların ailelerinin en çok karşılaştığı sorunların başında, çocuklarımızın Okul Korkusu ilk sırada yer almakta.

Okul çocuklarımızın yetiştikleri ortamdan, yani konfor alanlarından ilk defa dışarı çıkarak ebeveynleri ve yakınları dışında iletişim kurarak yaşamak zorunda olduğu, tamamen yabancı ve kurallı bir dünya olduğundan bazı uyum problemlerini beraberinde getiriyor.


Okula uyum sürecini kısaca ele alacak olursak;

Okul öncesi ve (özellikle) ilkokul dönemi başta olmak üzere eğitim yılları, çocukların oldukça hızlı gelişim ve değişim gösterdiği yıllardır. Doğumdan sonra zihin kapasitesinin hızlı gelişimi çocukların öğrenme süreçlerini de hızlandırır. Çocuklarımızın bu süreçten verim ve keyif alabilmesinin yolu, okul hayatında ki ilk deneyimlerinin olumlu olması ile bağlantılıdır. Biz her ne kadar okulun eğlenceli ve sosyal bir ortam oluşunu anlatmaya çalışsak da çocuklarımız için okul kurallı ve disiplinli bir yerdir.

Bu durumda beraberinde bazı zorlukları getirdiği için çocuklar okula adapte olmakta zorlanırlar.

Bu süreçte ailenin sabırlı ve özellikle çocuğun öğretmenleri ile işbirliği içinde olması süreci kolaylaştıracak ve ilerleyen dönemlerde eğitim hayatını olumlu yönde etkileyecektir.


Her çocuğun okula karşı tepkileri farklı olmakla birlikte genellikle birkaç hafta ve ay sürecek şekilde uyum görülür. Bazı istisnai durumlarda daha uzun seyrettiği de görülmüştür. Çocuklar tepkilerini ağlama, uyku ve beslenme problemleri, büyüklere ve yaşıtlara fiziksel ve sözlü tepkisellik, agresiflik, ebeveynden ayrılmaya karşı direnç, tuvalet alışkanlıklarında gerileme, reel olmayan hastalıklar ve bağışıklık sisteminde zayıflıklar şeklinde gösterebilir.


Bazı çocuklar yetiştiği ortam ve koşullara göre okula uyum sürecini kolay ve zor şekillerde atlatabilirler. Ebeveynleri korkutan bu tepkiler çoğunlukla olağan ve geçicidir.



Peki Okul Korkusunu aşmak için ne yapılmalı?


Çocuklar okula başlarken korkabilir, endişelenebilir, kendini çaresiz ve terk edilmiş hissedebilir. Bu duygular asla yok sayılmamalı ve çocuğun duyguları kabul edilerek onlar ile baş etmelerine yardımcı olunmalıdır.

Özellikle diğer çocuklarla karşılaştırma yaparak “Bak ( Gökçe – Yusuf – Ali ) hiç ağlıyor mu? Büyüdün sen artık, büyükler ağlamaz, erkekler ağlamaz, sen beni ağlarken gördün mü, hiç yakışıyor mu sana korkmak, bak korktuğunu arkadaşların anlarsa rezil olursun herkes seninle dalga geçer” vb ifadeler ile çocuğun duygularını yok saymış ve önemsememiş olursunuz.


Oysa bu duygular yukarıda da belirttiğimiz gibi olağan ve normal davranışlardır. “Senin korkularını anlıyorum, zamanında bizde böyle süreçler geçirdik, ben yanında olmadan okula gitmek biraz korkutucu olabilir. Ancak zamanla korkuların azalacak ve arkadaşların, öğretmenlerinle çok güzel vakit geçireceksin” gibi ifadelerle telkinler verip yapıcı konuşmalar yapılmalıdır.


Süre gelen sorunlarda çocuğunuzu tüm ayrıntıları ile sakin bir tavırla dinleyip problemin çözümü adına öğretmen ve okul yönetimi ile ortak adımlar atılarak çözüme kavuşturmayı denemelisiniz. Ayrıca;


*Çocuğunuzla okula başlamadan önce bazı hazırlıklar yapmalı ve okulu sevdirmeye çalışmalısınız.

* Okulun nasıl bir yer olduğunu, neden okula gitmesi gerektiğini, okulda nelerle karşılaşacağını anlatmalısınız.

* Okul eşyalarını birlikte almalı ve mümkün olduğunca onun seçimlerine bırakarak onu motive etmelisiniz.

* Öğretmenlerin korkutucu ve cezalandırıcı olmadıklarını onların iyilikleri için kendilerini adamış insanlar olduklarını anlatmalısınız.


Örneğin “Okul çocukların yeni şeyler öğrenmek için gittiği bir yerdir. Orada öğretmenler olur ve çocuklara yeni şeyler öğretir, onlara zorlandıkları konularda yardımcı olurlar. Okulda yemek yenir, tuvaletin geldiğinde tuvalete gidilir, uyku saati geldiğinde uyunur ve okul saati bittiğinde anne babalar gelerek veya servise binerek çocukları evlerine götürürler.” gibi ifadeler ile anlatılabilir.


Çocuğunuzu okula bıraktıktan sonra “gidiyorum” dedikten sonra kararlı davranarak gitmeniz bir süre sonra uyum sürecine olumlu katkı sağlayacaktır. Aksi halde bu ayrılık süreci bir tören haline gelir ve çocukla ebeveyn arasında bir tiyatro sahnesi halini alır ki çocuk için bu ayrılık hissini her defasında yaşamak çocuğa daha büyük boyutlarda sıkıntı verir.


Israr etmek, çocukla pazarlık yapmak, ödül ceza gibi yöntemleri denemek, sözel veya fiziksel şiddet uygulamak, her istediğini onaylamak veya reddetmek, kararsızlık içinde olup bunu çocuğa yansıtmak gibi tutumlar yerine, kararlı bir ses tonu, vücut duruşu ve duygu ile ondan ne beklediğinizi aktarmak ve uygulamak gerekir. Yine bu süreçte ebeveynler arası ağız ve davranış birliği de çok önemlidir. Ebeveynler arasında ki çatışma süreci uzatarak uyum sürecini zora sokacaktır.


Çocuğun okula ve öğretmenine güvenmesi ve bağlanması süreç gerektirir. Bu süreçte sabırlı olmak ve okul ile işbirliği kurmak önemlidir. Ancak süreçte zorluk yaşıyor ve çocuğun olumsuz etkilenerek okula karşı negatif tutum geliştirdiğini düşünüyorsanız uzman desteği için başvurunuz.


20 görüntüleme

Ücretsiz E-mail Aboneliği

  • Instagram
  • Facebook Sosyal Simge
  • Heyecan Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge

Muratpaşa - Antalya

0 (530) 511 0899
info.dioruzki@gmail.com

© 2023 Creative By Diyoruzki Ailesi