YOK OLUŞ

Yıllar yıllar sonra seni hatırlayan kimse kalmayacak. Sanki hiç varolmamış gibi olacaksın. Birçoğumuz gibi… Toprak altında hiç yaşamamışçasına…

Birçoğumuz hayata iz bırakmak isteriz. Hatırlanmak, anılmak, önemsenmek isteriz. Bunun için belki de en kolay yapabildiğimiz eylem üreme sanırım. Hadi üredin diyelim. Çocukların boy boy oldu, hepsi çok tatlı. Onlarında çocukları oldu. Sizi hatırlayan kaç kişi kaldığını düşünüyorsunuz. Mesela sen, değerli okuyan, büyükannenin annesinin (veya babasının) adını biliyor musunuz ? yani hepsi bu kadar, buraya kadar.


Sabah akşam kitap okuyarak, belgesel ve filim izleyerek edindiğimiz fikirler toz olmuş. Dinlediğimiz müzikler, iyi-kötü anılarımız, sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, tavan yapmış egolarımız en fazla iki nesil sonra yok olmuş ve hatırlanmıyor olacak. Sevdiğimiz, nefret ettiğimiz, aşık olduğumuz, kavga ettiğimiz ve seviştiğimiz insanlarda olmayacak. Okuduğunuz okulların, yapılan derecelerin, alınan diplomaların da bir önemi yok. İçinde bulunduğumuz zaman dilimindeki virüs belki Korona bilinecek, küçücük virüs hatırlanacak ama koronadan ölenler hatırlanmayarak sadece bir istatistik olarak kalacaklar. Avustralya’da öldürülen Aborjinler, Amerika’daki kızılderililer, 2. Dünya savaşında ölen elli milyon insan ve Bosna-Srebrenista katliamındaki … insanlar gibi hatırlanmayacağız.

Hayat biz olmadan da devam edecek. İnsanların üzerine her sabah yine güneş doğacak. Konyaaltı sahilinde yine insanlar yüzecek. Öğle sularında gelen insanları güneş fena yakacak. Tuttuğumuz takım yine gol atacak gol yiyecek, trafikte küfür edilecek, memurlar yine cumartesi-pazar tatil olacaklar. 1 Mayıs işçi bayramında işçiler yine çalışmaya devam edecek. Pazartesi sendromu yaşayacak insanlar.

İnsanlar yine, beden gücü ile çalışanları küçük görerek, düşünce ve fikir üretmeye dayanan zihinsel işleri daha üstün işler gibi görüp kendileri ile gurur duyacaklar. Tüm bu “güzel” şeyler iki nesil bilemedin üç nesil sonra yok olup gidecek. Öyle ise bunca hırs, yalan ve dolan, kendini büyük görmeler ne diye… ? Küçücük bir dünyanın küçük insanları değil miyiz hepimiz.

Birçoğumuz hayata iz bırakmak isteriz. Elbette ki sizden sonra yaşayacaklar için, anlamı olan bir eser, düşünce, kitap vs bırakmak çok önemli. Ama bırakamıyorsak da çokta takmamalıyız. Bırakmayı takmamalıyız.

İyi bir insan olmak, insan kalabilmekte önemli diye düşünüyorum. Hiçbir esere şerh ve iz düşürmeden sadece insan kalabilmek. Sevdiğiniz insanlarla çokta yarınları düşünmeden mutlu ve insanca yaşamak… Kabul edilebilir gibi ne dersiniz.


20 görüntüleme

Ücretsiz E-mail Aboneliği

  • Instagram
  • Facebook Sosyal Simge
  • Heyecan Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge

Muratpaşa - Antalya

0 (530) 511 0899
info.dioruzki@gmail.com

© 2023 Creative By Diyoruzki Ailesi